Bulgaristan Gezi Rehberi hızlı seyahat edenler için hazırlanmıştır. Sofya ve Plovdiv için bir haftasonu kaçamağı yapmak isteyenlere birebirdir.
Ayrıca ilginizici çekebilir: Motorsiklet Rotaları: Bulgaristan
İçerik
Sofya’ya Nasıl Giderim?

Sofya’ya gitmek için üç farklı alternatifiniz var: tren, uçak, araba.
Tren ile gitmek istiyorsanız biletinizi Yenikapı‘dan almak zorundasınız. Online bilet satışı 2025 itibari ile hala yok. Cuma akşam trene binip sabah Sofya’da olabilirsiniz. Bence tren ile gidip uçak ile dönmek güzel bir rota olabilir.
Diğeri ise karayolu. Kapıkule Sınırı‘nı geçmeniz demek. Kendi aracınızla gidiyorsanız aracınıza yeşil sigorta yaptırmalısınız ve Bulgaristan otobanlarını kullanabilmek için vinyet almalısınız. Vinyet plakanıza tanımlanıyor ve online olarak ödeme yapabiliyorsunuz. 2 günlük vinyet 5 Euro civarı. Sınırda çok sıra olabiliyor. Sınır yoğunluğunu biz Trakya Sınır Kapıları isimli bir instagram hesabından takip ettik. Eğer çok yoğun bir zamanda gidiyorsanız Kapıkule’de uzun kuyruklar beklemek yerine yolu uzatıp HamzaBeyli sınır kapısını kullanmak da bir alternatif olabilir.
Sofya ve Plovdiv Ne Kadar Sürede Gezerim?

Bence bu iki şehirde yarım günlük bir gezi ile bütün önemli noktaları görerek tamamlanabilir. Biz iki şehre de 4 saat ayırdık ve yürüyerek her yeri gezdik. Müzelere zaman ayırmadık. Ancak hangi müzeye girerseniz girin 30-60 dakikadan daha fazla zaman harcıyacağınızı sanmıyorum. Kısacası bir tık yorularak 2 günde gezip dönebilirsiniz.
Sofya ve Plovdiv Otopark

İki şehirde de cumartesi 6:30’dan itibaren pazar günleri şehir merkezine park etmek ücretsiz. Sofya’da şehir merkezindeki otoparkların ücretleri incelediğim kadarıyla 5 leva/saat idi. Plovdiv’de ise eski şehir merkezinin girişinde yer alan otoparka 2 leva/saat ödedik. Otopark pahalı. En güzeli otoparkı olan bir otel tutmak! Aman dikkat otopark ücretsiz diye belirtilmiş bir yerden tutun. Aksi halde geceliği 30 leva gibi bir ücret talep edebiliyorlar. Sofya’da merkezdeki otellerin hemen hiçbirinde ben ücretsiz kapalı otopark sunan bir otel göremedim. Bu yüzden şehre 10 dakika mesafede bulunan bir otelde kalıp, pazar günü sabah erkenden ücretsiz bir şekilde şehir merkezine park ettik. Schengen bölgesinde yasak demek yasak demek oluyor genelde. O yüzden emin olmadan arabanızı sağda solda bırakmayın.
Sofya Gezi Rehberi

Sofya şehir merkezinde yer alan önemli turistikler yerler:
- Sofya Katedrali, Sofya Kilisesi, St. Nicholas Kilisesi: Bu üçü yanyana. Sofya Katedrali zaten şehrin simgesi niteliğinde. Bu alandan geziye başlayabilirsiniz. İçeriye giriş ücretsiz.
- The National Art Gallery ve Natural History Museum
- Saint Paraskeva Kilisesi
- Regional History Museum of Sofia ve Central Market Hall (Kaufland var içinde)
- Ancient Serdica Cultural Complex (Yol üstünde korumaya alınmış harabeler)
- Ivan Vazov National Theatre ve Şehir Parkı
- Sofya Arkeoloji Müzesi
- Saint George antik rotunda harabesi
- Saint Nedelya Katedrali
- Vitosha Caddesi (en canlı cadde)
- Prenses Bahçesi ve Borisova Park
Şehir merkezinde yer alan alternatif müzeler:
- The Red Flat (Bunun bir benzeri Bükreş’te de vardı. Komunizm döneminden bir apartman dairesini geziyorsunuz. O dönemi görerek yaşatmayı amaçlıyor. Ben iki şehirde de ücretini çok fazla bulmuştum.)
- Rakia museum
Şehir merkezinin biraz dışında kalan yerler:
- Museum of Socialist Art and Monuments
- National Museum of Anthropology
Şehir merkezinin çok dışında kalan yerler:
- Vitosha Nature Park
- Rila Manastır (Burası baya ünlü)
Peki ne yiyeceğim diyorsanız HleBar Shishman Street‘a gidip sabah kahvaltıda veya öğlen banitsa yiyebilirsiniz. Izbata Tavern‘de veya Shtastlivetsa Restaurant‘ta geleneksel Bulgar yemeklerini deneyebilirsiniz.
Plovdiv Gezi Rehberi

Sofya-Plovdiv arası yaklaşık 2 saat sürüyor ve Plovdiv, Sofya’dan sonra Bulgaristan’ın ikinci büyük şehridir. Plovdiv şehir merkezi yol ile ikiye ayrılmış durumda. Bir tarafta Eski Şehir Merkezi yer alırken diğer tarafta ise canlı merkezi yer almakta.
Şehir merkezinde gezilecek yerler:
- Plovdiv Old Town (Hindliyan Evi, Etnografya Müzesi, Balabanov Evi)
- Nebet Tepe (Old Town merkezden 5 dakika yürüme mesafesinde, panoramik şehir manzarası var)
- Filibe Antik Tiyatrosu (Bence bir etkinliğe denk getirip ziyaret etmek güzel olur)
- Knyaz Alexander I Caddesi (en canlı cadde)
- Antik Stadyum (Hemen caddenin üzerinde yer alıyor. Giriş ücretsiz ve koruma altında)
- Cuma Camii
- Tsar Simeon Parkı ve Singing Fountain
- Arkeoloji Müzesi, Bölge Tarihi Müzesi, Doğa Bilimleri Müzesi ve Meriç Nehri’ni izlemek
- Sahat Tepe
- Monument of the Red Army “Alyosha”
- Small Basilica Archeological Site
- The Episcopal Basilica of Philippopolis

Şehir Büyük İskender’in babası Phillip tarafından bir şehir devleti olarak kurulmuştur. Daha sonraları Roma’nın yönetimine geçen kent Trakya eyaletinin başkentliğini yapmış. Şehrin ticaret ve ulaşım yollarının tam üzerinde yer alan stratejik konumu nedeniyle Roma İmparatoru Marcus Aurelius şehrin çevresine bir duvar inşa etmiştir. 5000 ila 7000 kişilik oturma kapasitesine sahip Filibe Antik Tiyatrosu Roma döneminde inşa edilmiş ve dünyada en iyi korunmuş antik tiyatrolardan biri olmuştur. Ana caddede yer alan Stadyum da Roma döneminde inşa edilmiştir ama büyük bir kısmı bugünkü caddenin altında kalmıştır.
Nebet Tepe’deki yerleşim MÖ 4000’e kadar uzanır. Çevresindeki kent genişledikçe Nebet Tepe şehrin akropol kalesi olmuştur. Bizans İmparatoru Justinianus döneminden kalma kalıntılar hala görülebilmektedir.
Alyosha Anıtı ise bir Sovyet askeri heykelidir. Anıt II.Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın Bulgaristan’ı işgali sırasında yaşanan Sovyet askeri kayıplarını anmaktadır.
Bir Mitik Trak Kahramanı: Trakyalı Atlı

Trakyalı Atlı Balkanlar’da Helenistik ve Roma dönemlerine ait bir kabartmadır. Kabaca MÖ. 3. yüzyıldan MS. 3. yüzyıla kadar sıklıkla tekrar edilmiş bir motiftir. Romanya’da bulunan yazıtlarda bu atlı Heros ya da Herron olarak tanımlanır. Hero (kahraman) sözcüğü düşünüldüğünde benzerlik ilginçtir.
Trakyalı Atlı kabartması soldan sağa doğru at üstünde giden bir avcıdır. Atın ayaklarının altında bir köpek veya yaban domuzu yer alır. Sağ elinde mızrağını havaya kaldırmış bir şekilde betimlenir.
Bulgaristan’da gezerken duvar resimlerinde bile karşınıza çıkabilecek mitir bir kahramandır.
Yunan Mitolojisinde Trakyalı En Ünlü Kahraman

Yunan Mitolojisinde Trakyalı kahraman denildiğinde akla ilk gelen isim Orfeus‘tur. Orfeus mitolojiye göre o çok iyi bir müzisyendir. Onunla ilgili bilinen en önemli efsane Orfeus’un Eurydice isimli bir periyle evlenmesi ama düğününden kısa bir süre sonra eşini kaybetmesidir. Bu yüzden Orfeus karısını bulmak için yeraltına iner ve müziği ile yeraltı kralı Hades ile kraliçesi Persephone‘yi ikna eder. Orfeus karısını geri alabilecektir ama bir şartla: yeraltından çıkana kadar arkasına dönüp bakmamalıdır. Orfeus son anda merakına dayanamaz ve arkasına bakar. Böylece karısını sonsuza dek kaybeder. Üzüntüden o kadar acıklı müzikler yapmaya başlar ki Dionysos‘un takipçisi olan esrik kadınlar öfkeyle onu parçalar. Kopan kafası hala şarkı söylerken nehirden süzülüp gider. Orfeus miti aynı zamanda Orfizm kültü ile de ilintilidir. Ofizme göre insan sürekli reenkarne olur ve bunu önlemek için çeşitli ritüeller yaparlar.

