Antik Dünyada Tütsünün Yerine bakarken bir önce ki Mezopotamya’da Tütsü Tarihi yazımızda Tütsünün ne demek olduğunu öğrenmiştik. Bu yazımızda da aşağıdaki içerikte gördükleriniz yer alacaktır;
Bu Yazı İçerisinde Okuyacaklarınız
Antik Dünyada Tütsünün Yeri | Antik Mısır, Pers ve Yunan Medeniyetlerinde Tütsü Kültürü
ANTİK MISIR’DA TÜTSÜ
Antik Mısır’da tütsü kullanımını ortaya koyan en önemli kanıtlar, tütsü ve tütsüleme törenlerinin tasvir edildiği kabartmalar ve papirüsler olmuştur. Antik Mısır’da hürmet ve dua ile ilişkilendirilen tütsü, kutsal bir unsur olarak görülmüş ve tütsü dumanının, tanrının kokusunu yaratarak onun varlığını hissettirdiğine inanıldığını Amon Tapınağı’nda bulunan bir metin ortaya koymuştur. Ayrıca Horus Tapınağının duvarlarındaki bir yazıtta, en iyi mürün Re’nin gözünden çıktığı, diğer mür türlerinin ise Thoth ve Osiris’in gözlerinden ya da tanrılara ait kutsal uzuvlardan geldiği şeklinde sembolik bir anlatım ile tanrıların belirli kokularla özdeşleştiği bilgisinin yazdığı görülmüştür.
ANTİK MISIR: TÜTSÜ VE TİCARET
Hatşepsut Punt’a yaptığı pahalı seferleri Deyr el-Bahri’deki morg tapınağının duvarlarında ölümsüzleştirmiş ve kutsal alanın “ilahi toprakların kokusunu” alabilmesi için sıra sıra tütsü olarak kullanılan ağaçlar Mısır’a geri taşınmıştır. Hepusonb adında görevlerini oldukça önemseyen bir rahip tarafından mezarına reçine ticaretiyle ilgili resimlerin yanı sıra Amun’un her gün ihtiyaç duyduğu tütsü miktarını detaylandıran yazıtlarda konulmuştur.

Parasal değeri yüksek olan bu tütsüler rahipler tarafından altın ve değerli taşlardan yapılmış kült heykellerin önünde yakılmıştır. Kayıtlarda develerin görülmeye başlamasıyla birlikte Arabistan’dan gelen Buhur ve Mür yüklü kervanların Levant Bölgesinde tüccarlar tarafından geniş bir müşteri kitlesine satıldığı görülmüştür. Asur yazılı kaynakları ilk olarak Suriye’de Şam Bölgesinde bu kervanların varlığından bahsetmektedir özellikle Salmanasar III (MÖ 858-824) Döneminde bu faaliyetlerin giderek daha fazla görüldüğü bu yıllıklarda bildirilmiştir. Harappa uygarlığının kalıntılarında (MÖ 2600–1900), Mısır ve Mezopotamya ile ticaret yapıldığını gösteren tütsü heykelcikleri ortaya çıkarılmıştır.
ANTİK MISIR’DA TÜTSÜ VE SİYASET
Diplomatik ilişkilerde hediye, haraç ve vergi olarak tütsü alındığını gösteren yazılı bir belge olan Mısır Firavunu III. Tuthmosis’in yıllıklarında Suriye üzerine yapılan seferler neticesinde haraç olarak tütsü alındığı kaydedilmiştir. Büyük bir tütsü ithalatçısı olan Mısır tütsüye sadece ritüel ve ev içi bağlamlarda kullanmak için değil mumyalama işlemleri içinde ihtiyaç duymaktaydı. Satın aldıkları tütsülerini dikkatli bir şekilde taşıyıp saklayan Mısırlılar, reçine parçalarını tanrılarının bedenlerinin bir amblemleri olarak görmüşler ve Firavunlar tarafından tütsüler dini törenlerinde kötü ruhları kovmak için kullanılmıştır.
ANTİK YUNAN’DA TÜTSÜ
İlyada’da tanrılara sunulan kurbanlar arasında tütsü ve parfüm bulunmadığı ve Yunan toplumunun erken dönemlerinde parfüm ve tütsü kullanımının bilinmediği ifade edilmiştir. Zamanla gelişen Suriye ve Mısır ilişkileri neticesinde tütsü kullanımının yaygınlaşmaya başladığı öyle ki antik kaynaklarda Pythagoras’un MÖ 6. yüzyılın başlarında hayvanların kurban edilmesini yasakladığı ve tanrılara sadece tütsü, kek ve bal peteği sunuları ile tapılmasını istediği bilgisine ulaşılmıştır.
Zeus’a adanmış Daedala festivalinde, şarap ve tütsü dolu kurbanların sunulduğu, Patras’taki Ceres Tapınağı’nın kehanetini danışmak isteyen birinin rahibe dua edip, tütsü sunup, ardından cevabı görmesi için asılı bir aynaya bakması gerektiği bilgisi yine antik kaynaklarca bildirilmiştir. MS 2.yüzyılda Pausanias, Efes’teki Artemis festivali ile ilişkili geçit töreninde ilk olarak kutsal kurbanlar, meşaleler, sepetler, tütsü, atlar, köpekler ve av ekipmanlarının geldiği şeklinde bir düzenin olduğunu, Xenophon ise hikayesindeki Anthias ve Abrocoma adlı yeni evlenmiş çiftin deniz yoluyla Mısır’a gitmek üzere yola çıkışlarında birçok Efesli ve birçok yabancının, meşaleler ve tütsü / parfüm ile uğurlamaya geldiklerini yazmıştır.

Ayrıca başka antik yazarlar tarafından MS. 431’de Nestorius tahttan indirildiğinde, Cyril ve diğer piskoposlar ile ışıklar ve tütsüler taşıyan bir kalabalık eşliğinde evine kadar eşlik edildiği ayrıca Anadolu’nun bazı Yunan şehirlerinde, onurlandırılan kişinin önünde tütsü yakıldığı bildirilmiştir. Havaya yükselen hoş kokulu dumanından dolayı doğaüstü dünya ile iletişim kurma yollarından biri olarak kullanılan tütsü yakma geleneği halkın birçok manevi ve bedensel arınma inancına katkıda bulunmuştur. Edebi kaynaklar ihtiyaç duyulan tütsü ve mürün Güney Arabistan ve Suriye’den getirildiği ve Thymiateria’larda yakılan tütsünün tapınak ritüellerind, dini törenlerde, cenazelerde ve düğünlerde kullanıldığı bilgisini aktarmıştır.
ANTİK ROMA’DA TÜTSÜ
Tütsünün getirildiği ülke olarak Arabistan’ı işaret eden yazar Plautus aynı zamanda tanrılara kurban olarak tütsü kullanımınıda farkeden en erken yazar olmuştur. Antik Roma’da; törenlerde, tanrıların heykellerinin önünde yakılan tütsüler ya kapı önlerine ve sundurmalarına yerleştirilmiş olan tütsü kapsüllerinde durmuş ya da elde taşınmıştır. MÖ 204 yılında Büyük Frig Ana Tanrıça Pessinus’tan Roma’ya getirilip Romalı kadınlar tarafından Palatine Tepesi’ndeki Zafer Tapınağı’na götürülene kadar yol boyunca tüm kapıların önüne yerleştirilen tütsü kapsüllerinde, tanrıçanın iyi niyetle ve olumlu bir tavırla şehre girmesi dilenerek tütsü yakılmıştır.
Bir başka örnekte Diana heykeli taşınırken şehrin kadınları ve kızları tarafından tütsü kapsülleri taşınarak eşlik edilmiştir. Sulla’nın cenaze ateşi için Romalı kadınlar tarafından büyük miktarda tütsü ve baharatlar toplanmış, Caesar’ın talimatıyla, Cn. Pompeius’un kafası değerli aromatikler ve tütsülerle yakılmış, Nero’nun kötü şöhretli mezarını ölümünden uzun bir süre sonra bazı kişilerce mezarın önüne, ölünün ruhlarına sunakta libasyon ve tütsü sunulması için küçük bir sunak yerleştirilmiştir. Roma toplumunda ve törenlerindeki yaygın kullanımına sahip olan tütsü, önemli kişileri tanrısal bir konuma yükseltmek amacıyla yakılmıştır. Antik yazar Pliny tarafından cenaze törenlerinde Arabistan’ın bir yıllık ürettiği kadar tütsünün yakıldığı bildirilmiştir.
PERSLERDE TÜTSÜ
Perslerde egemen topraklarında gerçekleşmiş olan savaşlarda; savaştan önce tanrıya tutunmak ve yardım istemek için savaştan sonra ise kazanılan zafer için şükran ve memnuniyet göstermek ve ölenlerin ruhlarının göklerde rahat uçmalarını dua ile sağlamak için tütsü yakılmıştır. Yunanistan’a geçmek için Hellespont üzerine büyük bir köprü kuran Pers Ordusu, köprüde güneşin doğuşunu beklerken, geçişlerini sağlamak için her türlü tütsüyü yakıp yolları mersin dallarıyla süslemişler. Atina’nın işgal haberiyle birlikte Pers halkı, Susan sokaklarını mersin dallarıyla süsleyip, kurbanlar kesip tütsü yakmışlardır. Naksos’un yağmalanmasından sonra, Delos’a gelen Medli Datis tarafından adanın iki tanrısının onuruna tapınaklarında üç yüz talent tütsü sunulmuştur.

GÜNÜMÜZDE TÜTSÜ
Günümüzde daha çok koku amaçlı kullanılan tütsü aynı zamanda meditasyon kötü enerjiyi yok etme, stresten uzaklaşma, rahatlayıp gevşeme ve bulunulan ortamın havasını değiştirme gibi değişik sebeplerden dolayı yakılmaktadır. Ancak bazı yörelerde hala geleneksel kullanımının devam ettiği görülmektir. Örneğin geleneksel düğün törenlerinde gelinin üzerine atılan üzerlik tohumunun bir kısmı, tüm kötülükleri uzaklaştırmak amacıyla tütsü olarak yakılmaktadır. Ayrıca Anadolu toplumunda eskiden beri büyü ve nazarın yol açtığına inanılan hastalık, kaza, ölüm gibi pek çok felaketten korunmak için bazı yörelerde üzerlik otu, tuz ve toz karabiberle birlikte yakılarak evler tütsülenmektedir.
Yine özellikle nazardan korunmak çörek otu, günlük, kuru karanfil, üzerlik ve farklı ağaç kabukları tütsü olarak kullanılmaktadır. Günümüzde ölünün cenazesinin evden kaldırılışına kadar ve ayrıca ölünün mezarı başında ilk gece üzerlik otu, sedir yada amberden tütsü yakılmakta böylelikle ölünün ruhunun yükseklere ulaşacağına inanılmaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda günümüzde tütsü kullanımının hem geleneksel hem de modern yaşamda, geçmişten günümüze yerini koruduğunu göstermektedir.
SONUÇ
Eski çağlardan itibaren İnsanlar tarafından kokusunun rahatlatıcı özelliği farkedilen tütsü dini ritüellerde, kozmetikte ve tedavi etme gibi değişik amaçlar için kullanılmıştır. MÖ 3. binyılın sonlarında, ilk tütsü kapları olan brülörler üretilmeye başlanmış ve ticaretin gelişmesine bağlı tütsü ve tütsü kabı kullanımı yaygınlaşmıştır. Özellikle devenin evcilleştirilmesi, suyun bulunmadığı bölgelere uzun süreli yolculuk yapma imkanı verdiği için böylelikle yeni ticaret yollarının keşfedilmesi ve ticaretin gelişmesi sağlanmıştır. Bu gelişime bağlı olarak tütsünün zaman içinde birbirinden farklı coğrafyalarda,topluluklarda ve dini inançlarda değişik kullanımları görülmüştür.
Mezopotamya ve Mısır toplumunda tütsünün tanrıların hoşnutluğunu ve rızasını almak, kötü ruhları kovmak, hastalıklardan kurtulmak, nazardan, salgın hastalıklardan korunmak ve devlet işlerinde kullanıldığı görülmüştür. Antik Yunan ve Roma’da tütsünün ticarete bağlı geliştiği ve tanrılar için düzenlenen ritüelllerde, geçit törenlerinde, cenazelerde kullanıldığı görülmüş, Perslerde savaş öncesi ve sonrası tütsü yakılarak hem zafer kutlaması hemde ölenlerin ruhlarını anmak için tütsü yaktıkları anlaşılmıştır.
Günümüzde tütsünün tarihsel süreç içerisinde değişen ihtiyaçlara ve yaşam tarzlarına uyum sağlayarak varlığını devam ettirdiği ve hala geleneksel kullanımının yanında rahatlama, meditasyon, ortam kokulandırma ve atmosfer oluşturma gibi daha modern kullanım alanlara yayıldığı görülmüştür.
Sonuç olarak geçmişten günümüze uzanan yolculuğunda tütsünün hem geleneksel hem de modern yaşamda yerini koruduğu görülmüş ve sadece bir koku aracı değil, aynı zamanda insanların inançlarını, kültürel değerlerini ve yaşam biçimlerini yansıtan önemli bir unsur olduğu anlaşılmıştır.
Kaynakça
- ALBRIGHT, W. F. (1974). “The Lachish Cosmetic Burner and Esther 2:12.” In A Light unto My Path, 25-32.
- ALTAWEEL, M. & SQUITIERI, A. (2018). “Long-Distance Trade and Economy Before and During the Age of Empires.” In Revolutionizing a World: From Small States to Universalism in the Pre-Islamic Near East. UCL Press, 160-178.
- ARTZY, M. (1994). “Incense, Camels and Collared Rim Jars: Desert Trade Routes and Maritime Outlets in the Second Millennium.” Oxford Journal of Archaeology, 13(2).
- BÜTÜNER, Ş. (2022). “Ateş Kültü Bağlamında Anadolu’da Tütsü Geleneği.” Rumeli’de Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 31, 975-983.
- CUTHBERT, E. G. & ATCHLEY, F. (1909). A History of the Use of Incense in Divine Worship. Alcuin Club Collections XIII.
- ÇEÇEN, S., GÖKÇEK, L. G. & AKYÜZ, F. (2020). “Marqasi’den Namburbi Ritüeline Ait Bir Tablet: Nisan Ayında Görülen Yılanın Uğursuzluğu.” Archivum Anatolicum, 14(2), 157-175.
- FEDER, Y. (2015). “Behind the Scenes of a Priestly Polemic: Leviticus 14 and its Extra-Biblical Parallels.” Journal of Hebrew Scriptures, 15(4), 1-26.
- GOLKARIAN, G. (2019). “İran Türkleri Arasında Yaygın Olan Tütsü ve Buhur Geleneği.” 5. Uluslararası Geleneksel ve Yöresel Değerler Sempozyumu, 319-334.
- KENNA, M. E. (2005). “Why Does Incense Smell Religious? Greek Orthodoxy and the Anthropology of Smell.” Journal of Mediterranean Studies, 15(1), 1-20.
- KAĞNICI, G. (2019). “Tıbbi Bilginin İdeolojik Kullanımı Üzerine Okumalar: Yeni Babil Kroniklerinde Hastalıklar ve Babil Tarih Yazıcılığı.” Tarih Dergisi, 69(1), 1-36.
- KÖROĞLU, G. (2015). “Bizans Döneminde Buhur – Buhurdan Kullanımı ve Mersin Müzesi’ndeki Buhurdan Örnekleri.” Seleucia ad Calycadnum, 5, 51-77.
- MUTLU, S. A. (2021). “Eski Önasya Toplumlarında Tütsü Kullanımı ve Kültürümüze Yansımaları.” Turkish Studies – History, 16(2), 215-230.
- ÖKSE, A. T. (2005). “Eski Çağ’dan Günümüze Ölü Gömme ve Anma Gelenekleri.” Türk Arkeoloji ve Etnografya Dergisi, 5, 1-8.
- ÖKSE, A. T. (2006). “Eski Önasya’dan Günümüze Yeni Yıl Bayramları, Bereket ve Yağmur Yağdırma Törenleri.” Bilig, 36, 47-68.
- PULLU, S. (2006). Tabal Bölgesi Tarihi. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi.
- REYHAN, E. (2016). “Hitit Kültür Dünyasında Bayram Ritüelleri.” Turkish Studies, 11(16), 89-114.
- RYSIAIEVA, M. (2019). “On Ancient Greek Thymiateria and Their Purpose.” Ancient, Medieval and Early Modern Art, 2(8).
- SHAFER, A. (2013). “The Assyrian Landscape as Ritual.” In Critical Approaches to Ancient Near Eastern Art. De Gruyter, 713-740.
- TATOMIR, R. G. (2020). “Incense.” In The Encyclopedia of Ancient History, 1-4.
- ÜNAL, A. (2005). Hititler Devrinde Anadolu. Arkeoloji ve Sanat Yayınları.
- WISE, E. (2009). “An ‘Odor of Sanctity’: The Iconography, Magic, and Ritual of Egyptian Incense.” Studia Antiqua, 7(1), 67-80.
- ZIMMERLE, W. G. (2014). “Ethnographic Light on the Form, Function, and Decoration of Arabian-Style Cuboid Incense Burners.” Proceedings of the Seminar for Arabian Studies, 44, 337-351.
Yazarın diğer yazılarını okumak için tıklayınız.
Görseller yapay zeka Gemini tarafından oluşturulmuştur.

