Roma Gezi Rehberi, 2026 yılında oluşturulmuştur. Hızlı gezginler ve kültür odaklı gezmeyi sevenler içindir.
İÇERİK
Roma Kaç Günde Gezilir?
En önemli yerleri gezmek için 2-3 gün ayırmanız gereklidir. Ama şunu unutmayın bol bol sıra bekleyeceğiniz için muhtemelen 2-3 günlük yorgunluk sanki 4-5 gün gezmişsiniz gibi hissettirecektir.
Daha kapsamlı gezmek için en az 4-5 gün ayırmalısınız.
Roma Pass Nedir? Gerekli Midir?
Roma Pass, müze ve ören yerlerini gezmek isteyen turistler için önerilen bir karttır. Bu linkten satın alabilirsiniz. 48 saatlik (38€) ve 72 saatlik (62,9€) 2 seçenek sunuyor size. Bu süre zarfında toplu taşıma ücretsiz oluyor. Karşılığında ilk müze girişi ücretsiz, sonrakiler ise belli bir indirime tabi oluyor. Eğer şehir merkezine yakın bir yerde kalacaksınız, toplu taşımaya pek de ihtiyacınız olmayabilir. Ya da sadece 1-2 müzeye girecekseniz de çok karlı olmayabilir.
Örneğin ben ziyaret ettiğimde 2 günlük sınırsız ulaşım ayrı alırsam 15€ idi. Tek bilet ise 1,5€ idi. Sadece 1 müzeye girecekseniz hiç de avantajlı bir kart değil. Dahası eğer 2 müzeye girip, geri kalanını yürüyerek gezecekseniz yine avantajlı değil.
- Kolezyum ve Forum: 18€ – single bilet
- Capitoline Müzesi: 20,5€ – single bilet
- Borghese Galeri: 18€ – single bilet
- Castel Sant’Angelo: 16€
Roma Pass’in hangi müzelerde geçerli olduğuna buradan bakabilirsiniz. Vatikan Müzeleri’nde ise Roma Pass geçerli değildir.
Ama Roma Pass’in bir avantajı var! Eğer Kolezyum’a gitmek istiyorsanız ve rezervasyonunuz yoksa, Roma Pass sahipleri için ayrı bir rezervasyon slotu var. Buradan yapabilirsiniz.
Borghese Galeri ve Kolezyum için rezervasyon şart, unutmayın!
Kısacası Roma Pass avantajlı mı değil mi sizin kendi planınıza bağlı. Hesaplaması kafa yakan bir kart. Biz Tiburtina’ya yakın bir yerde – şehrin biraz dışında kalmamıza rağmen tek metro ile merkeze ulaşabiliyorduk. Yani günde 2 basımdan fazlasına ihtiyacımız olmuyordu. Dolayısıyla bence gereksiz.
Roma Şehiriçi Ulaşım
Roma’da diğer Avrupa şehirlerindeki gibi yaygın tramvaylar ve metro hatları yok. Özellikle şehir merkezinde otobüsle ulaşım mevcut.
Şehrin merkezi yürüyerek gezilebilir. Birçok yere yürüyerek ulaşabilirsiniz.
Atac isimli bir uygulamaları var. Bu uygulamadan bilet alabilirsiniz. Bilet fiyatlarına buradan bakabilirsiniz. Ayrıca uygulama yerine biletleri metro istasyonlarından satın alabilirsiniz.
Benim önerim çok uzakta kalmıyorsanız, ihtiyacınız oldukça single bilet almanız.
Roma Gezilecek Yerler
1. Kolezyum ve Forum

Yapımına MS 72 yılında İmparator Vespasian döneminde başlanmış, MS 80 yılında oğlu Titus tarafından tamamlanmıştır. Asıl adı Flavian Amfitiyatrosu olan yapı, on binlerce seyirciyi ağırlayabilen dev bir arena olarak inşa edilmiştir. Burada gladyatör dövüşleri, vahşi hayvan gösterileri ve çeşitli halk eğlenceleri düzenlenirdi. Açılış kutlamaları tam 100 gün sürmüş, bu süre boyunca binlerce hayvanın kullanıldığı gösteriler ve gladyatör dövüşleri düzenlenmiştir. Arenanın altında bulunan karmaşık tünel sistemi (hypogeum), gladyatörlerin ve hayvanların seyirciler tarafından görülmeden arenaya çıkarılmasını sağlıyordu. Ayrıca yapının üzerinde, seyircileri güneşten korumak için denizciler tarafından açılıp kapatılan dev bir tente sistemi (velarium) bulunuyordu.
Antik Roma Forumu (Forum Romanum), Roma’nın siyasi, dini ve ticari merkeziydi. Yaklaşık 1.000 yıl boyunca Roma’nın kalbi sayılmıştır.
Forumda görülebilecek en önemli yapılar arasında Senato binası (Curia Julia), Julius Caesar’ın yakıldığı yerde bulunan tapınak, Saturn Tapınağı, Septimius Severus Zafer Takı ve Roma’nın en eski kutsal yapılarından biri olan Vesta Tapınağı bulunur.
Kolezyum’a aldığınız bilet ile Roma Forum’a 24 saat içinde girebilirsiniz. Rezervasyon yaptırmanız gerekli. bulamazsanız Roma Pass alıp, Roma Pass üzerinden rezervasyon yaptırabilirsiniz.
Kolezyum için 1 saat, Forum için ise 3-4 saat ayırmanız gerekli.
2. Capitoline Müzesi

Capitoline Müzeleri girişi 20,5€. Yoğunluğuna mapsten bakarak, önceden bilet almadan da gidebilirsiniz.
Capitoline Tepesi, Antik Roma’nın yedi tepesinden biri ve siyasi-dini açıdan en önemli olanıdır. Roma’nın en kutsal tapınağı olan Jupiter Tapınağı burada yer almaktadır. Zafer kazanan generaller burada tanrılara teşekkür eder, devletin önemli törenleri burada yapılırdı. Meydan 16. yy’da Michalengelo tarafından tasarlanmıştır. Tepede bulunan 3 saray parçası günümüzde müze olarak hizmet etmektedir.
Tabularium, Antik Roma’nın devlet arşiv binasıydı. Cumhuriyet döneminde yasalar, resmi belgeler ve devlet kayıtları burada saklanıyordu. Capitoline Müzesi içerisinde bulunan Tabularium terasından Forum manzarasını izlemek ve binanın en üstünden Roma manzarasını izlemek gerçekten güzel bir deneyim.
Müzedeki en önemli eserler:
- Lupa Capitolina: bebek Romus ve Remulus kardeşleri emziren dişi kurt heykelidir. Bu hikaye Antik Roma’nın efsanevi kuruluş mitidir. Hikayeye göre kral tahtına tehdit olabilecekleri korkusu ile onları öldürmek istediğinde anneleri bebekleri bir sepete bırakır. Çocukler nehirde sürüklenir, dişi kurt (Lupa) tarafından bulunup beslenirler. Yetişkin olduklarında soylarını öğrenirler ve kralı öldürürler. Sonra bir şehir kurmaya karar verirler ama anlaşmazlığa düşerler. Bu anlaşmazlık sonunda Romulus, Remus’u öldürür ve kendi şehrini kurar: Roma.
- Capitoline Venus: Venus Pudica yani Utangaç Venüs tarzındaki bu heykel, orjinal heykelin Roma kopyasıdır. Orjinal heykel İskanköy kenti için dönemin ünlü heykeltıraşı Praxiletes tarafından üretilmiş ama fazla müstehcen bulunduğu için alınmamıştır. Daha sonra heykele Knidos(Datça) kenti sahip çıkmış ve orası ile özdeşleşmiştir. Heykelde Venüs, banyodan yeni çıkmıştır ve utangaç bir halde özel bölgelerini örtmektedir.
- Constantine Heykeli Parçaları: İstanbul’un kurucusu olan Constantine önemli bir Roma İmparatorudur. Heykelin tamamının yaklaşık 12 metre yüksekliğinde olduğu tahmin edilir; yani neredeyse dört katlı bir bina kadardır. Baş, kollar ve bacaklar mermerden yapılmıştı. Gövdesi ise ahşap ve bronz kaplamaydı. Bu yüzden günümüze mermer kısımları ulaşmıştır.
- Ölen Galyalı: Romalılar, bugünkü Fransa’da yaşayan Kelt halkına Galyalı demektedir. Heykel, MÖ 3. yüzyılda Galatlara karşı kazanılan bir zaferi anmak için yapılan Yunan eserinin Roma döneminde yapılmış mermer kopyasıdır. Ölümcül yaralar almış ve ölmek üzere olan adam sükunet içindedir. Genelde düşmanlar küçültücü tasvir edilmesine rağmen bu eserde düşman korkak bir şekilde betimlenmemiştir. Aynı salonda yer alan Yaralı Amazon heykeli de bir başka örnektir. Aynı şekilde düşman ölmek üzeredir ama korkak ya da küçültücü bir şekilde betimlenmemiştir.
Bence ilk kez gidiyorsanız ve kısıtlı zamanınız varsa atlayabileceğiniz bir müze. Ama zamanınız varsa 2-3 saat ayırmanızı öneririm.
3. Borghese Galerisi ve Bahçeleri

17. yüzyılda Kardinal Scipione Borghese, büyük bir sanat koleksiyonu oluşturmak için bu villayı yaptırdı. Kendisi, dönemin en önemli sanatçılarının eserlerini topluyordu. Bugün galeri hâlâ büyük ölçüde onun koleksiyonuna dayanır.
Müzenin giriş ücreti 18€ – single bilet ve rezervasyonsuz giriş yapamıyorsunuz. Haftalar önceden rezervasyonlar doluyor. Eğer biletsiz müzeye giderseniz “last minute ticket” sırası göreceksiniz. Rezervasyon slotuna gelmeyenlerin bileti burada satılıyor. Saatlerce bekleme olasılığınız var. Ayrıca ziyaret süreniz de kısıtlı.
Borghese Bahçelerine giriş ücretsiz. Özellikle Asklepion Tapınağı’nın önü en turistik yerlerden. Sandal kiralayabilir ya da sandal kiralayanları izleyebilirsiniz.
Müzedeki en önemli eserler Bernini’nin heykelleri.
- Apollon ve Daphne (Bernini): Bu hikaye Ovidius’un ünlü eseri Metamorfozlar‘da geçer. Hikayeye göre, Apollon Eros’un ok atma becerilerini küçümser. Bunun üzerine Eros, Apollon’a aşk oku, Daphne’ye ise nefret oku atar. Apollon, Daphne’yi yakalamak için peşine düşer ama Daphne kaçar. Sonunda nehir tanrısı babasına kendisini kurtarması için yalvarır ve bir defne ağacına döner. İşte heykel bu dönüşümü konu almaktadır.
- Persophone’nin Kaçırılması (Bernini): Homerik İlahiler‘de bahsedilen hikayeye göre çiçek toplayan Persephone’yi yeraltı kralı Hades kaçırır. Bunun üzerine Persephone’nin annesi olan tarım tanrıçası Demeter büyük bir yas tutar ve doğa ölür. İnsanlar açıklık ve sefaletten kırılırlar. Sonunda Zeus, Persephone’nin 6 ay yeryüzünde 6 ay yeraltında kalmasına karar verir. Böylece o her yer yüzüne çıktığında bahar, indiğinde kış gelir. Heykel kaçırılma anını anlatmaktadır.
- Boy with a Basket of Fruit (Carravagio): Tabloda genç bir delikanlı, üzüm, şeftali, incir ve armutlarla dolu bir sepet taşırken görülür. İlk bakışta sıradan bir meyve natürmortu gibi görünse de Caravaggio, meyvelerdeki çürüme ve kusurları özellikle göstererek doğanın hem güzelliğini hem de geçiciliğini vurgular.
- David with the Head of Goliath (Carravagio): Tablo, Tevrat ve İncil’deki ünlü hikâyeyi konu alır: Genç David, dev savaşçı Goliath’ı sapanıyla yenmiş ve başını kesmiştir. Ancak Caravaggio’nun yorumu alışılmış kahramanlık tasvirlerinden farklıdır. Goliath’ın kesilmiş başının Caravaggio’nun kendi otoportresi olduğu kabul edilir.
- Aeneas, Anchises, and Ascanius (Bernini): Roma’nın efsanevi kurucularının atası sayılan Aeneas’ın, yanan Troya kentinden kaçışını anlatır. Aeneas yaşlı babası Anchises’i sırtında taşırken, oğlu Ascanius da yanında ilerler.
- The Deposition (Raphael): 1507 yılında yapılmış önemli bir Rönesans tablosudur. Eser, çarmıha gerildikten sonra Hz. İsa’nın bedeninin mezara taşınışını tasvir eder. Özellikle İsa’nın bedenini taşıyan figürlerin hareketleri ve Meryem’in yaşadığı üzüntü dikkat çeker.
Bence müze için 1 saat yeterli. Bir saatlik slotlar az ama daha uygun oluyor.
4. Vatikan Müzeleri

Vatikan (Vatikan Şehir Devleti), dünyanın yüzölçümü bakımından en küçük bağımsız ülkesidir. Tamamen Rome (Roma) şehrinin içinde yer alır. Yüzölçümü yaklaşık 0,44 km², nüfusu ise yaklaşık 800 kişidir. Kendi posta servisi, vatandaşlığı, plakaları, güvenlik güçleri ve hatta kendi euro madeni paraları vardır.
- Vatikan Müzeleri – içinde Sistine Şapeli ve çok sayıda müze/galeri bulunur. Önceden bilet almanız çok önemli. Aksi halde 4-5 saat sıra bekleyebilirsiniz. Müzenin yaz uygulamasında bilet satış kapanışı 6. Biz o saatte gidip sıra beklemeden bilet aldık ve 2 saatte müzeyi gezdik. Geç gitmenin avantajı müze kapanacağı için kalabalıkların büyük kısmının gitmesi ve görece daha rahat gezmek.
- Vatikan Bahçeleri – Vatikan’ın yaklaşık yarısını kaplayan büyük ve sakin yeşil alanlardır. Rehberli turlarla gezilebilir.
- Aziz Petrus Bazilikası – Giriş Ücretsiz
- Meydan – Giriş ücretsiz
Aziz Petrus Bazalikası, 16. ve 17. yüzyıllarda inşa edilmiş olup, Hristiyan geleneğine göre Havari Petrus’un mezarının üzerine kurulmuştur. Ünlü kubbesinin tasarımında Michelangelo önemli rol oynamıştır. Girişe yakın bölümde Michelangelo’nun genç yaşta yaptığı ünlü mermer heykel Pietà bulunur. Meryem’in kucağında İsa’yı tasvir eder. Ana sunağın üzerinde, Gian Lorenzo Bernini tarafından yapılan dev bronz örtü (baldaken) yer alır. Kıyafet kısıtlamaları vardır. Omzunuzu ve bacaklarınızı örtmelisiniz.
Vatikan Müzeleri, yüzyıllar boyunca papalar tarafından toplanmış sanat eserleri, heykeller, haritalar, antik eserler ve tabloların sergilendiği çok sayıda müze ve galeriden oluşur. 1506 yılında çok ünlü bir antik heykel olan Laocoön ve Oğulları keşfedildiğinde, Papa bu eseri satın alıp halka sergilemeye karar verdi. Bu koleksiyon zamanla büyüyerek bugünkü Vatikan Müzeleri’ne dönüştü. içindeki en önemli yer Sistine Şapel‘dir. Buradaki tavan freskleri ve “Son Yargı” eseri Michelangelo tarafından yapılmıştır. Özellikle “Adem’in Yaratılışı” sahnesi dünyanın en tanınmış sanat eserlerinden biridir. Şapelde fotoğraf çekmek yasaktır ve içeride sessizlik beklenir.
- Atina Okulu (Rafael)
- Apollo Belvedere Heykeli
- Laocoön ve Oğulları
- Sistine Şapel
Bileti buradan alabilirsiniz. 2-3 saat ayırmanız minimum yeterli olacaktır. Rezervasyonla en erken saatte gidip yoğunlaşmadan müzeyi gezip sonra Bazalika’ya girmek iyi bir fikir olabilir.
5. Pantheon
Pantheon, antik Roma’nın en etkileyici ve en iyi korunmuş yapılarından biridir. İsmi Yunanca “tüm tanrılar” anlamına gelir (pan = tüm, theos = tanrı). İlk Pantheon, MÖ 27–25 yıllarında Marcus Vipsanius Agrippa tarafından yaptırıldı. İlk yapı yangılardan zarar gördü. Günümüzde ayakta duran bina, yaklaşık MS 118–125 yılları arasında Hadrian döneminde yeniden inşa edildi. 7. yüzyılda kiliseye dönüştürüldüğü için yıkılmaktan kurtuldu.
Pantheon’un en ünlü kısmı devasa kubbesidir: Kubbenin çapı yaklaşık 43,3 metredir. Kubbenin tepesinde oculus adı verilen 8,8 metrelik dairesel bir açıklık bulunur. Pantheon’da pencere yoktur; içeri giren tek doğal ışık kaynağı oculustur. 21 Nisan, Romalıların geleneksel olarak kabul ettiği Roma’nın kuruluş günüdür. Efsaneye göre şehir, Romulus tarafından MÖ 753’te bu tarihte kurulmuştur. Pantheon’un mimarisi öyle ayarlanmıştır ki, 21 Nisan günü öğle vakti oculustan giren güneş ışığı doğrudan giriş kapısını ve kapıda duran kişiyi aydınlatır. Araştırmacılar bunun bilinçli bir tasarım olduğunu düşünür.
Kubbenin iç yüzeyindeki iç içe geçmiş kare oyuklara coffer denir. Görsel bir etki yaratmasının yanı sıra kubbeyi hafifletmek için de kullanılmıştır.
Pantheon içinde ünlü kişilerin mezarları da bulunur: Raphael, İtalya’nın ilk kralı olan Victor Emmanuel II ve oğlu Umberto I gibi.
Giriş ücreti 5€. Sıradan kaçınmak için sabah erken saatlerde gitmelisiniz.
6. İspanyol Merdivenleri

Merdivenler, aşağıdaki Piazza di Spagna meydanını yukarıdaki Trinità dei Monti kilisesine bağlar. Merdivenler 1723–1725 yılları arasında inşa edildi. Meydanın adı olan Piazza di Spagna (“İspanya Meydanı”), burada bulunan İspanyol Büyükelçiliği nedeniyle verilmiştir. Merdivenlerin alt kısmında Fontana della Barcaccia adlı ünlü çeşme bulunur. Bu çeşme, Pietro Bernini ve oğlu Gian Lorenzo Bernini tarafından tasarlanmıştır.
İspanyol Merdivenleri birçok film ve edebî eserde yer almıştır. Özellikle Roman Holiday filminde Audrey Hepburn ve Gregory Peck’in sahneleri sayesinde dünya çapında daha da ünlü hale gelmiştir.
7. Fontana Di Trevi
Trevi Çeşmesi (İtalyanca: Fontana di Trevi), Roma’nın en ünlü ve en büyük Barok çeşmesidir. Çeşmenin adı büyük olasılıkla İtalyanca “tre vie” (üç yol) ifadesinden gelir; çünkü çeşmenin bulunduğu noktada tarihsel olarak üç sokak birleşmektedir. Günümüzdeki çeşmenin yapımı 1732 yılında başladı.
Yaklaşık 26 metre yüksekliğinde ve 49 metre genişliğindedir. Merkezde denizlerin tanrısı olarak yorumlanan Oceanus heykeli yer alır. Tanrının arabasını çeken iki at vardır. Atlardan biri sakin ve uysaldır; denizin huzurlu hâlini simgeler. Diğeri daha hareketli ve vahşidir; denizin fırtınalı gücünü temsil eder. Atların yanında bulunan Tritonlar (yarı insan yarı deniz yaratıkları) onları yönlendirir.
Rivayete göre çeşmenin mimarı Nicola Salvi, inşaat sırasında yakınlardaki bir berberden çok çekmiş. Berberin dükkânı tam çalışma alanına bakıyormuş ve adam sürekli projeyi eleştiriyor, işçilere ve müşterilerine çeşmenin ne kadar kötü göründüğünü anlatıyormuş. Salvi de sonunda buna sinirlenmiş. Bunun üzerine çeşmenin sağ tarafına büyük bir taş vazo yerleştirmiş. Romalıların “Asso di Coppe” (Kupa Ası) dediği bu süsleme, berberin dükkânından çeşmeyi görmesini engelleyecek şekilde konumlandırılmış. İşin ilginç yanı, bu hikâyenin tamamen doğrulanmış tarihî bir gerçek mi yoksa sonradan ortaya çıkmış bir şehir efsanesi mi olduğu kesin değildir. Ancak bugün Trevi Çeşmesi’ni gezen rehberlerin en çok anlattığı hikâyelerden biridir.
Trevi Çeşmesi’nin en ünlü geleneği, sırtınızı çeşmeye dönüp sağ elinizle sol omzunuzun üzerinden bir madeni para atmaktır.
- 1 para: Roma’ya yeniden dönmek.
- 2 para: Yeni bir aşk bulmak.
- 3 para: Evlilik veya önemli bir ilişki adımı.
Artık önüne kadar gitmek için 2€ ödemeniz gerekli. Ancak günün erken saatlerinde ya da geç saatlerinde güvenlik olmadan çeşme önüne gidebilirsiniz. Çeşmenin her zaman kalabalık olduğunu unutmayın.
8. Vittorio Emanuele II Abidesi

Roma’nın merkezindeki Piazza Venezia meydanında bulunan devasa beyaz mermer anıttır. Anıt, birleşik İtalya’nın ilk kralı olan Victor Emmanuel II onuruna inşa edildi. Yapı, antik Roma tapınaklarından esinlenen dev merdivenler, sütunlar ve heykellerden oluşur. En dikkat çekici kısmı, ortadaki dev bronz atlı kral heykelidir.
Anıtın en önemli bölümlerinden biri Meçhul Asker Mezarıdır (Tomb of the Unknown Soldier). Birinci Dünya Savaşı’nda ölen ve kimliği belirlenemeyen askerleri temsil eder. Mezarın önünde sürekli yanan iki ateş bulunur ve askerler tarafından nöbet tutulur.
Bugün turistler tarafından çok sevilen bir yapı olsa da, birçok Romalı yıllarca anıtı eleştirmiştir. Çünkü inşa edilirken eski mahallelerin bir kısmı yıkılmış ve dev beyaz mermer kütlesi, çevredeki antik Roma yapılarından oldukça farklı görünmüştür. Bu yüzden “düğün pastası” lakabı doğmuştur.
9. St. John Lateran Bazalikası
St. John Lateran Bazilikası, Katolik Kilisesi için son derece önemli bir kilisedir. Sanılanın aksine Papa’nın asıl katedrali St.Peter’s Bazalikası değil, burasıdır. Roma Piskoposu’nun (yani Papa’nın) resmi makam kilisesidir. Batı dünyasının en eski bazilikalarından biridir. Yüzyıllar boyunca papaların ana ikametgâhı ve Katolik Kilisesi’nin yönetim merkezi olmuştur. Bazalika girişi ücretsiz ama içindeki müzeler ücretlidir.
Scala Santa (Kutsal Merdivenler) bazalikanın hemen karşısında bulunur ve Hristiyanlıkta büyük öneme sahip bir hac yeridir. Katolik geleneğine göre bu 28 basamak, İsa’nın yargılanmadan önce çıktığı merdivenlerdir. Merdivenlerin 4. yüzyılda Kudüs’ten Roma’ya getirildiğine inanılır.

