Odysseus: Kahramanın 14 Adımda Hayatı

Share the article 👇

Odysseus, Yunan Mitolojisi‘ndeki en ünlü kahramanlardan biridir. Oysa onun kahramanlığın kolunun kuvvetinden değil zekası ile kurnazlığından gelir. Hakkında bilinen hiçbir hikayede büyük savaş kahramanlıklarını dövüşerek elde etmez. Aksine kurduğu kurnaz planlar sayesinde şöhret kazanır. Dahası soyunu incelediğimizde büyük babası ve büyük büyük babası tanrı Hermes’ten bu özellikleri aldığını görürüz.

İthaka gibi sadece keçilerin yaşayabildiği kayalık bir adanın kralı Homeros‘un ünlü destanı Odysseia‘nın başkahramanı olur. Yirmi dört kitaptan oluşan bir destanda onun Troya’dan dönüş yolculuğuna tanık oluruz. Ancak Homeros ve daha sonraki gelenekler Odysseus’un hayatı hakkında başka hikayeler de anlatır.

Bu yazı Odysseus’un hayatını kronolojik sırada incelemek için yazılmıştır.

1. Ailesi ve Gençliği

Odysseus ve Penelope
Odysseus ve Penelope

Odysseus‘un gençliği hakkında bildiklerimizin çoğu Homeros‘un eserlerinden gelir. Odysseus, İthaka kralı Laertes ile Antiklea‘nın oğludur. Anne tarafından desesi ise Autolykos‘tur.

Autolykos, hırsızlığı ve kurnazlığı ile ünlü haberci tanrı Hermes ile Chione isimli bir kadının oğludur. Çaldığı malların görünüşünü değiştirerek yakalanmamakla ünlenmiştir. Torunu Odysseus‘a adını koyan o’dur.

Odysseus henüz bir çocukken Parnassos Dağı‘nda yaşayan dedesi Autolykos‘u ziyarete gider ve birlikte yaban domuzu avına çıkarlar. Ancak av sırasında ayağından yaralanır ve bu onda bir iz bırakır.

Bildiğimiz diğer bir kişi ise küçüklüğünden beri ona dadılık yapmış Eurykleia isimli bir ev hizmetçisidir. Eurykleia, Odysseus yirmi sene sonra Troya‘dan döndüğünde Odysseus’un ayağını yıkarken yaban domuzu avı sırasında yaşadığı kazadan kalan yara izinden onu tanıyacaktır. [Odysseia, Homeros]

2. Penelope ile evlenmesi

Efsaneye göre Sparta prensesi olan Helen‘in güzelliği bütün Yunanistan’a yayılmış ve akabinde birçok soylu talip Sparta’ya değerli hediyelerle akın etmiştir. Onların arasında İthaka prensi Odysseus da vardır.

Odysseus, bu kadar güçlü taliplerin arasında şansının olmadığının farkındadır. Öte yandan Helen’in babası Tyndareos, hangi talibi seçerse seçsin diğerlerinin alınacağından ve bir çatışmaya döneceğinden endişelenmektedir.

Odysseus Sparta Kralının bulunduğu müşkül durumu avantajına çevirecek bir plan yapar. Sparta kralına yiğeni Penelope ile evlenmesi karşılığında onu bu durumdan çıkarak bir fikrinin olduğunu söyler. Kral kabul edince fikrini açıklar: bütün talipler kabul ederse Helen kendi kocasını kendi seçecektir ve diğerleri de bu evliliği koruyacağını kabul edecektir.

Sparta kralı Tyndareos bu teklifi kabul eder. Talipler de Helen’in kocasını seçmesine ikna olurlar. Böylece Helen, taliplerin arasından Miken kralı Agamemnon‘un kardeşi Menelaos‘u seçer.

Helen, Menelaos ile evlenir. Odysseus ise gelini olarak Helen’in kuzeni Penelope‘u alarak İthaka’ya döner.

Ayrıca bakınız: Helen’in Talipleri, Zeus’un Şekil Değiştirerek Kaçırdığı Kadınlar Listesi (Helen’in annesi Leda)

3. Odysseus’un savaşa gitmemek için deli numarası yapması

Odysseus ve Peneleope‘un Telemakhos isimli bir bebeği olur. Ama bu sırada Helen, Paris ile birlikte Troya’ya kaçar. Böylece kocası Menelaos ile abisi Agamemnon Troya’ya savaş açar. Menelaos ve Helen‘in evliliğini korumaya yemin eden Helen’in taliplerini de savaşa çağırırlar.

Odysseus savaşa katılmayı hiç istemez. Bu yüzden deli numarası yapmaya başlar. Onu savaşa çağırmak için Palamades isimli bir Yunanlı’yı gönderirler. Palamades zeki bir adamdır. Odysseus’un numara yaptığını anlar.

Bazı kaynaklara göre Odysseus at ile öküzü aynı sabana koşarak tarlayı sürer. Palamades, henüz bir bebek olan Telemakhos‘u alıp sabanın önüne koyar. Oğlunu öldürmemek için Odysseus numara yapmayı bırakır. [Fablue, Hygenius]

Bir başka kaynağa göreyse Palamades, Telemakhos‘u Penelope’un kucağından alıp öldürecekmiş gibi kılıcını çeker. Onu durdurmak için yine Odysseus numara yapmayı bırakır. [Bibliotheke, Pseudo-Apollodorus]

Her iki durumda da Odysseus, savaşa katılmak zorunda kalır. Ama Palamades’e karşı derin bir nefret besler. İleride ondan intikam alacaktır.

Ayrıca bakınız: Üç Güzeller Yarışması ve Paris’in Yargısı

4. Akhilleus’un Skyros’ta bulunması

Akhilleus‘un annesi tanrıça Thetis oğlunun kaderini bilmektedir: Troya’ya giderse genç yaşta ölecek ama sonsuz şöhrete sahip olacaktır. Bu yüzden oğlunu Sykros Adası‘nın kralı Lykomedes‘in sarayına götürür. Onu bir kadın kılığına sokara sarayda saklar. Bazı efsanelere göre Akhilleus kendine kızıl saçlı anlamına gelen Phyrra lakabını takar.

Öte yandan Yunanlılar bir kehanet alır: Akhilleus savaşa katılmazsa Troya asla düşmeyecektir. Odysseus, Akhilleus’un Sykros’ta saklandığını öğrenir ve onu bulmak için adaya gider. Akhilleus’un kimliğini ortaya çıkarmak için bir hile tasarlar. Önce saraydaki genç kadınların önüne çeşitli çeşitli takılar, kumaşlar ve kadınlara uygun hediyeler koyar; bunların arasına da silahlar yerleştirir.

Kadın kılığındaki Akhilleus’un dikkati istemeden silahlara yönelir. O sırada savaş borazanı çalınca bütün kadınlar kaçarken, Akhilleus ani bir refleksle silahlara sarılır. Böylece Odysseus onun kimliğini açığa çıkarır. Ona savaşı anlatınca Akhilleus saklanmaktan vazgeçer ve savaşa katılmaya ikna olur.

Akhilleus sarayda yaşarken Lykomedes’in kızından Neoptelomos (Phyrrus) isimli bir oğlu olur. Neoptolomos ilerleyen yıllarda Troya Savaşı için önemli bir karakter olacaktır.

5. Palamedes’in ölümü

Troya Savaşı on yıl sürer. Kuşatma sırasında Odysseus savaşa katılmasına sebep olan Palamedes‘e hala öfkelidir. Ondan intikam almak için bir düzen kurar. Palamades’in çadırına Troya kralı Priamos’tan gelmiş sahte bir mektup ve altınlar yerleştirir. Ardından mektubun ele geçirilmesini sağlar.

Palamades’in ihanet ettiğine ikna olan Yunanlılar, Palamades’i infaz ederler. Odysseus böylece ondan intikamını almış olur.

6. Trakya Kralı Resos’un Öldürülmesi

Mitolojik Hikayeler Euripides Resos Özet
Resos Tiyatrosu

Kuşatma sırasında Troyalılar savaşta üstünlük sağlamışlardır. Yunanlılar endişelidir ve Agamemnon komutanlarını toplar. Komutanlar arasından Nestor, Troya kampına casus göndermeyi önerince Diomedes ve Odysseus gönüllü olur. Troyalılarda aynı şekilde Dolon isimli bir casusu Yunan kampına gönderir. Dolon başarıyla dönerse Akhilleus’un atlarını ganimet olarak ister.

Ancak Diomedes ve Odysseus, Dolon’u yolda yakalar. Dolon korkudan Troyalıların kamp düzenini anlatır ve o gece yardıma gelen Trakya Kralı Rhesos hakkında bilgi verir. Rhesos’un olağanüstü beyaz atlarından ve silahlarından bahseder. Kral ve ordusu yeni geldiği için yorgundur ve kampta uyumaktadır.

Diomedes bu bilgiyi aldıktan sonra Dolon’u öldürür ve ikisi doğrudan Trakyalıların kampına sızarlar. Diomedes uyuyan Trakyalıları öldürür, Odysseus ise cesetleri kenara çekerek Rhesos’un atlarını ele geçirmek için yol açar. Diomedes sonunda Rhesos’u da uykusunda öldürür. Odysseus Rhesos’un ünlü beyaz atlarını çözer ve ikisi atlarla birlikte Yunan kampına geri döner.

Euripides, bu olayı Rhesos isimli tragedyasında anlatırken önemli bir detay daha ekler: Eğer Rhesos’un atları Troya’da otlayıp Skamandros’tan su içerse Troya’nın düşmesi zorlaşacaktır. Odysseus ve Diomedes’in yaptığı bu baskın savaşın kaderini de etkiler.

7. Akhilleus’un silahları ve Aias’ın ölümü

Troya düşmeden önce Akhilleus, Paris tarafından öldürülür. Ama onun silahlarının kime verileceği büyük bir meseleye döner. Çünkü bu silahlar demirci tanrı Hephaistos tarafından yapılmış silahlardır.

Büyük Aias ve Odysseus en önemli iki taliptir. Aias hem Akhilleus’tan sonraki en güçlü savaşçıdır hem de Akhilleus’un kuzenidir. Öte yandan Odysseus savaş sırasında yaptığı hizmetler dolayısıyla silahların kendisine verilmesini talep eder.

Yapılan bir oylama sonucu silahların Odysseus’a verilmesi kararlaştırılır. Aias bu kararı ağır bir aşağılama olarak görür. O gece Agamemnon ve Menelaos‘u öfkeden öldürmeye karar verir. Ama Athena bunu engellemek için onu deliliğe sürükler. Ne yaptığını fark etmeyen Aias, komutanlar sandığı koyun ve sığırları öldürür.

Ertesi gün kendine geldiğinde düştüğü durumdan utanç duyar ve Hektor‘un kendisine daha önceden hediye ettiği kılıcı yere dikerek kendini üzerine bırakır ve intihar eder.

Aias’ın ölümünden sonra bir tartışma daha çıkar: cenazesinin yapılıp yapılmayacağı. Agamemnon ve Menelaos, Akha komutanlarını öldürmeye kalkıştığı için gömülmesini istemez. Fakat Odysseus, eski rakibi olmasına rağmen Aias’ın büyük bir savaşçı olduğunu savunur ve düşmanlığın ölümden sonra sürdürülmemesi gerektiğini söyler. Sonunda Aias’ın gömülmesine izin verilir.

Ayrıca bakınız: Aias Trajedisi Özet, Sofokles

8. Filoktetes’in geri getirilmesi

Mitolojik Hikayeler Filoktetes

Filoktetes, Yunan donanmasıyla Troya‘ya giderken bir yılan tarafından ısırılır. Bu yara bir türlü iyileşmez. Çok ağrı çektiği gibi yara çok kötü kokar. Bu yüzden Yunanlılar onu Lemnos Adasında terk edip gider.

Yıllar geçmesine rağmen Troya bir türlü düşmez. Kahinler Filoktetes ve Filoktetes’te bulunan Herakles’in yayı Troya’ya getirilmediği sürece Troya fethedilemeyecektir. Bu yüzden Odysseus Lemnos’a gider. Bazı kaynaklara göre Diomedes, bazı kaynaklara göre Akhilleus’un oğlu Neoptolemos ona bu yolculukta eşlik eder.

Lakin Filoktetes Odysseus’tan nefret etmektedir. Çünkü Agamemnon ve Menelaos’un emriyle Odysseus, Filoktetes’i Lemnos’ta terk eden kişidir. Bu yüzden adaya gittiğinde direk onun karşısına çıkmak yerine hileler planlar.

İlk önce Filoktetes’i kandırarak Herakles’in yayını ondan alırlar, sonra da Troya Savaşı’na katılması için onu ikna ederler. Filoktetes Troya’ya dönünce yarasını iyileştirirler ve Paris’i öldürür.

Ayrıca Bakınız: Filoktetes Tragedyası Özet, Sofokles

9. Akhilleus’un oğlu Neoptolemos’un getirilmesi

Akhilleus Heykeli
Akhilleus Heykeli

Akhilleus öldükten sonra Yunanlar Troya’yı hâlâ alamaz. Troyalı kâhin Helenos ele geçirilir ve ona Troya’nın nasıl düşürülebileceği sorulur. Helenos üç şart söyler: Pelops’un kemikleri getirilmeli, Akhilleus’un oğlu Neoptolemos Yunanların yanında savaşmalı ve Palladion Troya’dan çalınmalıdır. [Pseudo-Apollodoros, Epitome]

Neoptolemos o sırada Skyros adasındadır. Akhilleus’un Sykros kralının kızından olan oğludur ve Troya Savaşı’na henüz katılmamıştır. Odysseus Skyros’a gider ve Neoptolemos’u Troya’ya getirir. Nasıl getirildiğine dair bir bilgi yoktur. [Küçük İlyada]

Troya’ya geldiklerinde Odysseus, Akhilleus’un silahlarını Neoptolemos’a verir. Bu silahlar daha önce Akhilleus öldükten sonra Aias ile Odysseus arasındaki ünlü silah yarışmasına sebep olmuş ve Odysseus’a verilmişti. Şimdi Odysseus onları Akhilleus’un oğluna devreder. Neoptolomos, silahları aldıktan sonra babası Akhilleus’un hayaletini görür.

10. Odysseus’un Troya’ya dilenci kılığında girmesi

Telemakhos Sparta’da Menelaos ile Helen’in sarayındayken, Helen Odysseus’un Troya Savaşı sırasında yaptığı olağanüstü işlerden birini hatırlar. Odysseus önce kimliğini gerçekten tanınmayacak hâle getirir: kendi bedenini döverek yaralar, üzerine kötü, köleye yakışır giysiler geçirir ve Troya’ya girer. Troyalılar onu tanımaz; Helena tanır.

Helen, Odysseus’u sorgular. Odysseus başlangıçta kimliğini saklamaya devam eder ve Helen’in sorularından ustalıkla sıyrılır. Ancak bir noktada Helen onu yıkar, yağ sürer, temiz giysiler verir ve Odysseus’un kimliğini Troyalılara açıklamayacağına yemin eder. Bunun üzerine Odysseus ona Akhaların planlarını anlatır. Böylece Odysseus birçok Troya hakkında çok önemli istibaratlarla kampa geri döner. [Odysseia, Homeros]

Başka bir kaynağa göre Troya’nın düşmesi için kentteki Palladion heykelinin çalınması gerekmektedir. Bu yüzden Odysseus ve Dioemedes, gizlice kente yaklaşır. Diomedes dışarda bekler. Odysseus ise kötü elbiseler giyer ve dilenci kılığında tek başına Troya’ya girer. Aynı şekilde Helen onu tanır ve heykeli çalmasına yardımcı olur.

11.Troya Atı fikri

İlyada Hektor’un ölümüyle biter ve savaşın 51 gününü anlatır. Troya Savaşı on sene sürer. Bitirici darbe Troya Atı hilesidir. İşte bu fikir tanrıça Athena’nın ilhamıyla Odysseus’un aklına gelir.

Epeios adlı bir usta Athena’nın rehberliğinde devasa, içi boş bir tahta at inşa eder. Atın içine merdivenle girilebilen gizli bir kapak yapılır. Yunan ordusu çadırlarını yakıp gemilere biner, ama aslında yakındaki Tenedos adasının (Bozcaada) arkasına saklanır. Sahilde sadece koca tahta at ve bir de gönüllü “esir” bırakılır: Sinon.

Sinon, kendini Yunanlara ihanet etmiş biri gibi göstererek Truvalılara yalan söyler — Yunanların savaştan vazgeçip evlerine döndüğünü, atın ise Athena’ya sunulan bir kefaret armağanı olduğunu, eğer şehre alınırsa Troya’ya koruma getireceğini iddia eder. Rahip Laokoon ve Kahin Kassandra itiraz etse de kimse dinlemez. Truvalılar, surlarının bir bölümünü yıkarak koca atı zafer alameti olarak içeri sokarlar, gece boyu kutlama yaparlar.

Gece herkes uyuyunca Sinon gizli kapağı açar; içindeki Yunan savaşçılar (Odysseus, Menelaos, Neoptolemos gibi isimler) dışarı çıkar, şehir kapılarını açar, dışarıda bekleyen Yunan ordusu Tenedos’tan geri döner. Troya bir gecede yakılıp yıkılır.

Ayrıca bakabilirsiniz: Laocoon: Troya’yı Neredeyse Kurtaran Adam ve Kassandra: Truva Prensesi, Lanetli Kahin, Trajik Mahkum

12. Troya düştükten sonra

Troya düştükten sonra soylu Troyalılar esir olarak alınır. Bazı kaynaklara göre Odysseus bazılarına göre Akhilleus’un oğlu Neoptolemos, Hektor’un henüz bir bebek olan oğlu Astyanax’ı surlardan aşağı atarak öldürür.

Bir kaynağa göre bazı Yunan komutanlar çocuğu öldürmeyi acımasız bulurken, Odysseus kararlıydı — Troya kraliyet soyunun tamamen kökünün kazınması gerektiğini, Priamos ve Hekabe’nin ailesinden kimsenin yaş ya da cinsiyet fark etmeksizin sağ bırakılmaması gerektiğini savundu.

Şehir yağmalandıktan sonra esirler ve mallar Yunan liderleri arasında paylaştırılır. Priamos’un dul karısı Hekabe, Odysseus’a köle olarak verilir.

Ayrıca eve dönüş yolculuğu konusunda Yunan liderleri arasında anlaşmazlık çıkar. Agamemnon, tanrılara (özellikle öfkeli Athena’ya) kurban sunup ondan sonra yola çıkılmasını ister. Menelaos ise hemen, gecikmeden denize açılmak ister. Odysseus bu ayrılıkta kararsız kalır: önce Menelaos’la birlikte yola çıkar, ama sonra fikrini değiştirip gemisini geri çevirir ve Agamemnon’un tarafına, Troya’ya geri döner.

Yine de 10 sene boyunca evine dönemez.

Ayrıca bakınız: Hekabe Özet, Euripides ve Truvalı Kadınlar Özet, Euripides

13. On Senelik Nostos (Odysseia)

Nostos: Eve dönüş yolculuğu demektir.

Odysseus’un eve dönüş yolculuğu Homeros‘un ünlü destanı Odysseia‘da anlatılır. Destan hikayeyi kronolojik bir sırayla ele almaz. Athena, Olimpos’ta tanrılar meclisini toplar ve Odysseus’un artık eve dönmesi gerektiğini söyler.

İthaka’da durum vahimdir. Odysseus’un öldüğüne inanan soylular karısı Penelope‘a talip olmuştur. Penelope onları oyaladığı için talipler saraya yerleşmiş Odysseus’un mallarını tüketmektedirler. Athena, Odysseus’un oğlu Telemakhos‘u babasını araması için gönderir.

Ardından Kalypso’nun adasında tutsak olan Odysseus adadan yelken açıp Phaiakların ülkesine gider. Amacı evine dönebilmek için gemi ve eli boş dönmemek için armağanlar almaktır. Phaiakların Odysseus adına düzenlediği şölen sırasında Phaiak kralına 10 sene boyunca yaşadığı maceraları anlatır: Kikonları nasıl yağmaladıklarını, Lotusyiyenler ülkesini, Rüzgarların tanrısı Aiolos‘u ziyaretini, Poseidon’un oğlu tek gözlü dev Polyphemos‘u kör ettiği için nasıl tanrının gazabına uğradığını, yamyam Laistrygonları, Kirke‘nin adasında yaşadıklarını, Yeraltı dünyasına inerek nasıl geleceğini öğrendiğini, Sirenleri, Canavar Skylla ve dev girdap Khardybis‘i, Güneş Tanırsının adasını ve sonunda yedi yıldır Kalypso‘nun adasında nasıl tutsak kaldığını bir bir anlatır.

Sonunda Phaiaklardan aldığı hediyeler ve gemiyle İthaka’ya varır. Oğlu Telemakhos da o esnada Sparta Kralı Menelaos‘a giderek babasının akıbetini araştırıp dönmüştür. Sonunda ikisi İthaka’da buluşur. Odysseus kendisine sadık kalan hizmetkarlarını tespit ederek yanına alır.

Penelope, kim Odysseus’un yayını gerip 12 balta arasından geçirirse onunla evleneceğini duyurur. Taliplerin hiçbiri beceremez. Dilinci kılığındaki Odysseus denemek istediğinde onu hor görürler ama engellemezler. Odysseus yayı başarıyla gerip 12 balta arasından geçirir. Sonra kendisine sadık kalan hizmetkarları ve oğluyla 100’den fazla olan talibi öldürür. Ardından taliplerle beraber olan hizmetçilerin hepsini asar.

Taliplerin aileleri bu katliamı öğrendiğinde Odysseus’a saldırmak ister ama tanrıça Athena’nın müdehalesi ile çatışma sona erer.

Ayrıca bakınız: Odysseus’un Maceraları: 12 Durağı

14. Odysseus’un Ölümü

Odysseus, Yeraltı Dünyası’nı ziyaret ettiğinde kâhin Teiresias‘ın ruhundan bir kehanet alır: ölümü kendisine “denizden” geleceği söylenir.

Telegonos, Odysseus’un Kirke ile olan ilişkisinden doğan oğludur. Kirke’nin adasında büyür, sonunda tanımadığı babasını aramak için yola çıkar. Fırtına onu istemeden İthaka‘ya sürükler; adanın neresi olduğunu bilmediği için, hayatta kalmak amacıyla sığırları yağmalamaya başlar. Odysseus, malını korumak için çıkar ve birbirlerini tanımadan çatışmaya girerler.

Telegonos’un mızrağının ucunda zehirli bir vatoz dikeni vardır ve çatışma sırasında bu mızrakla babasını öldürür.

Telegonos, öldürdüğü adamın babası olduğunu ancak olay bittikten sonra anlar ve derin bir pişmanlık yaşar. Cesedi, Penelope ve Telemakhos’la birlikte annesinin adası Aiaia’ya götürür. Orada Kirke, hepsine ölümsüzlük bahşeder — ve hikaye şaşırtıcı bir kapanışla biter: Telegonos, Penelope ile evlenir; Telemakhos ise Kirke ile evlenir. [Telegony Destanı]

Önerilen makaleler